15 Mayıs 2009 Cuma

YILAN YASTIĞI MI BIÇAĞI MI?







Epeyce zaman önce Feriköy ekolojik pazarda rastlamıştık.Sevgili Defne ve Yaşin ile satan hanımın aklına uyup bir de çiğ olarak azıcık tatmış tüm gece dilimiz damağımız acımıştı!Geçenlerde Bakırköy pazarında Beykozlu Nurettin de getirmiş.Ama bu sefer tatmadım tabi!Sadece tarifini ve çiçekli birkaç dalını alıp resimledim!Yılan bıçağı diye satılıyordu.Yılan yastığı ile karıştırılıyormuş sıkça


Bakalım daha neler göreceğiz!Aşağıdaki alıntı oldukça açıklayıcı.

Sevgiyle kalın...

Bambul Ya da Tırsıl .
Ahmet Filmer

Bambammayak, gork bastıran, alagömeç, çitemik veya çöğür.... Bu isimler size yabancı gelmiyorsa artık kendinizi kesinlikle Bodrumlu sayabilirsiniz...
O zaman döşeklik, halvecik, ılbıda, karabebbe, körek veya köremen'i de tanıyorsunuzdur mutlaka. Konuya ilgi duyduğunuz anlaşılıyor. Öyleyse höşmörü, patpatanak, kazıyak, tilkişen ve kireçlik adlarını da duymuş olmalısınız. Henüz yukarıda saydığım cinslerle tanışmamış olanlara bilgi vermek için, Bodrumlu'nun yakından tanıdığı üç yüz civarında ot, çiçek, çalı veya ağaç türlerinden bazıları bunlar, Bodrumca. Ege'de bilinmeyen ve kullanılmayan bir bitki türü neredeyse yok denecek kadar az. Sebze, meyve, baharat olanlardan tutun da, sepet veya süpürge yapımında veya sadece yakacak olanlara, süs çiçeği, boyar madde, ilaç, büyü veya zehir amaçlı kullanılanlara kadar envai çeşit yeşillik bilinir Ege ve Akdeniz kıyısında. Hitit, Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarına kadar geriye gider bu tarihi bilgi. Bu konuda en ünlü isimlerden birisi hekimlerin babası olarak bilinen İstanköylü Hipokrates'dir. 400 civarında bitkisel kökenli ilaç reçetesi bildiği kayıtlara geçmiştir. Anadolu ve Akdeniz bölgesinde yetişen tıbbi bitkiler hakkında bilinen, tedavi alanında hekimlerce 1500 yıldır kullanılan en eski ve önemli kaynak ise Dioscorides'in Arapça'ya "Kitab-al Haşayiş' olarak çevrilmiş olan eseridir. Ebu Reyhan Birûni, İbn Sina, Al-Gafiki, İbn Baytar ve Antakyalı Davut gene bu yöreye hekim, eczacı ve filozof olarak hizmet vermiş İslam dünyası alimlerinin en ünlüleridir.
Şimdi biz Bodrum'a geri dönelim... Cuma pazarında tezgâhta duran bazı otlara baktığınızda adeta gözlerine inanası gelmez insanın. Neden mi? İşte size bir örnek. Başka yerlerde kimsenin el sürmediği, hatta zehirli olarak bilinen 'it üzümü' Bodrum'da satılır ve haşlandıktan sonra salata olarak yenir. Solanaceae familyasından, latince solanum nigrum olarak bilinen, bir yıllık, beyaz çiçekli ve otsu bu bitki; Girit otu, it boncuğu, köpek memesi, köpek üzümü, kuş üzümü, stifno (Ayvalık), yaldıran adları ile de tanınır. Meyveleri bezelye büyüklüğünde, önceleri yeşil ve olgunlukta siyah renklidir. Meyvelerinin zehirlenmelere neden olduğu yayınlarda kayıtlıdır. Merak edenler, bu otu değişiklik olsun diye sofrasında görmek isteyenler için, herhangi bir pazar yerinde kocakarılara 'Bambul'u nasıl yediklerini sormanız yeterli olacaktır.
Geçtiğimiz günlerde Adanalı bir zat ziyaretimize gelmişti ve henüz Bodrum'da, sebze olarak keşfedilmemiş olduğunu sandığım bir bitkinin çorbasını yapıp önümüze koyduğunda ağzım bir karış açık kaldı. Yörede 'Andırın Doktoru' olarak bilindiğini de öğrenmiş olduk bu arada. Çorbanın bir de adı var: Tırşik, Kürtçe'de ekşi anlamına geliyormuş. Anadolunun hemen hemen her yerinde görebilir ve bulabilirsiniz bu bitkiyi. Bizim bahçede bol miktarda var. Tadına bakmak isteyenleri Gümüşlük Akademisi lokalinde bekliyoruz. Şimdi bunun hangi bitki olduğunu merak edenlere biraz bilgi aktarayım; bir tür arum, bizdeki türü ünlü hekimin adı ile anılıyor yani arum dioscoridis; yumrulu çok yıllık, uzun saplı, büyük ve ok biçiminde koyu yeşil yaprakları olan, patlıcan renginde ve huni/külah şeklinde çiçek açtıktan sonra turuncu/kırmızı mısıra benzer meyveler veren bu bitki; buralarda 'yılan bıçağı' veya 'yılan yastığı' olarak bilinir. Anadolunun diğer yörelerinde dana ayağı, domuz lahanası (Trabzon), domuz pancarı, fil kulağı (Diyarbakır), gâvur pancarı, ilandili, kari (doğu Anadolu), livik (Sivas), nivik (Samsun, Tokat), acı soğan (Antalya), buzağı otu, sarmalık, yaldıran (Tekirdağ), yılan boncuğu, yılan cücüğü, yılan dili ve daha nice adlarla anılan bu bitkiyi siz de etrafınıza dikkatlice baktığınızda kolayca keşfedebilirsiniz. Yumrularının Trabzon'dan süs bitkisi olarak ihraç edildiğini de biliyoruz. Ayrıca Adana ve Mersin'de yapraklardan et dolması sarıldığı da kayda geçmiş. Biz henüz bu reçeteye ulaşamadık, bilen biri varsa öğrenmek isteriz. Aman dikkat! Usulünü bilmeden ne çorbasını ne de dolmasını denemenizi öneririm, ne de olsa bileşiminde saponin ve kosinin gibi etkili maddeler taşıyan bu bitki taze olarak tüketildiğinde ciddi zehirlenmelere neden olacaktır.
Sevgiyle kalın.
Yeşim Güriş

3 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar;
    Bu bitki yöremizde Yılan Çalbası adıyla ve zehirli olarak bilinir. Kesinlikle yiyecek olarak tiketilmez. Benim köyüm Afyon Bolvadin ilçesine bağlı Kemerkaya Kasabası. Kültürel olarak bizden farklı olan çevremizdeki yörük köylerinde bu bitkinin haşlandıktan sonra dolmasının yapıldığını duydum.
    Ayrıca hemoroid hastalığının tedavisinde de faydalı olduğunu okumuştum yıllar yıllar öncesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için çok teşekkür ederim 🙏🏻

      Sil